Meme Dikleştirme

Meme dikleştirme ameliyatı , memelerin yer çekimi ve yaşlanma nedeniyle sarkmasını önlemek ya da var olan sarkıklığı düzeltmek için yapılan müdahaleler arasında yer alır. Meme dokusu ve derisi kaldırılır, fazla cilt kesilir ve meme yeniden şekillendirilir. Ayrıca bazı durumlarda meme protezi ile birlikte uygulanabilir. Ameliyatın sonucunda, memelerin daha genç ve dik görünmesi sağlanır.

 
 

Mastopeksi Nedir?

Mastopeksi sarkmış ve hacim kaybetmiş memeyi yeniden şekillendirmek için yapılan cerrahi işlemler arasında bulunur. Genellikle doğum, emzirme, aşırı kilo kaybı veya yaşlanma nedeniyle meme dokusunun ve bağ dokularının zayıflaması sonucu meydana gelen meme sarkmalarının düzeltilmesi amacıyla yapılır. Göğüs dikleştirme ameliyatı, meme büyütme veya meme küçültme işlemleriyle birlikte yapılabilir.

Meme kaldırma ya da mastopeksi olarak da bilinen operasyon temelde estetik cerrahların meme ucunun daha yükseğe konumlandırması ve bu sayede memenin sarkık görüntüsünün ortadan kalkmasını sağlaması olarak tanımlanabilir. Operasyon esnasında fazla ve sarkmış meme derisi alınır, bu sayede meme dokusunun daha sıkı bir yapıya sahip olması sağlanır. Göğüs kaldırma operasyonu pek çok nedene bağlı yapılabilmektedir. Memenin katlanma noktasını sınır olarak almak ve meme ucunun bu katlanma çizgisinin neresinde olduğuna bakmak dikleştirme ihtiyacında belirleyicidir. Ayrıca yaygın olarak tercih edilen ve “kalem testi” olarak da bilinen bir uygulama ile evde meme dikleştirmeye ihtiyaç olup olmadığı anlaşılabilmektedir.

Meme dikleştirme operasyonu meme büyütme ve meme küçültme operasyonları ile birlikte kombine olarak yapılabilen bir operasyondur. Bu nedenle oldukça sık yapılan meme estetiklerinden birisidir. Göğüslerin sarkık olması kişilerin kendilerine olan güvenlerini kaybetmelerine, istedikleri kıyafetleri tercih edememelerine, cinsel hayatlarında güvensiz hissettikleri için sorunlar yaşamalarına neden olabilir. Bu nedenle kişinin ruhsal açıdan daha iyi hissedebilmesi, kendisi ile barışabilmesi ve aynaya baktığında gülümseyebilmesi için bu operasyonun yapılması gerekir.

 

 

Göğüs Dikleştirme Ameliyatı Fiyatları

Göğüs dikleştirme ameliyatı fiyat aralıkları birçok faktöre bağlı olarak değişebilir. Bunlar arasında doktorun uzmanlık seviyesi, kullanılan teknikler, klinik kalitesi gibi durumlar yer alabilir. Ayrıca, ameliyatın kapsamı, ameliyat süresi, anestezi tipi, hastanede kalış süresi, ameliyat sonrası tedavi ve takip gibi faktörler de meme dikleştirme fiyat aralıklarını belirleyebilir. Net fiyatı belirlemek için bizimle iletişime geçilerek kişisel kontroller yaptırılabilir.

 
 

Meme Dikleştirme (Mastopeksi) Ameliyatı Teknikleri ve Yöntemleri

Meme dikleştirme operasyonları birkaç farklı teknik kullanılarak uygulanabilir. Adayın talepleri ve cerrahın tavsiyeleri baz alınarak uygulanan işlemler özellikle son yıllarda yaygın olarak tercih edilir.

  • Dikey – Lollipop yöntemi: Daha belirgin bir sarkma olan kişiler için kullanılan yöntem, dairesel kesiyle birlikte meme başı çevresinde yapılan dikey bir kesi işlemini kapsar. Bu teknik, meme başı etrafındaki halka şeklindeki kesi aşağı doğru genişletilerek yapılır ve meme başı ve areola çevresindeki fazla cildi çıkarmanın yanı sıra, göğüs dikleştirme ve yeniden şekillendirme için memenin altındaki bağ dokusunu yeniden düzenlemeye olanak tanır.
  • Hilal tekniği: Bu işlem, göğsün alt yarısındaki deri fazlasını çıkarmak için bir kesi uygulanarak yapılır. Daha sonra, meme ucundan alt göğüs katına kadar uzanan ikinci bir kesi yapılır ve bu kesi, göğüs ucu çevresindeki areolanın çevresindeki derinin alınmasını sağlar. Bu sayede, meme ucu daha yukarı taşınır ve göğüs daha dik bir görünüm kazanır. Hilal tekniği, daha az kesiyle daha az görünür izler bırakır.
  • Peri-Areolar Dikleştirme(Dairesel Kesi Yöntemi):  Göğüslerin etrafındaki derinin fazlasını almak ve göğüs dokusunu yeniden şekillendirmek için yapılan dairesel kesi yöntemleri, hafif ve orta dereceli sarkmalar için tercih edilebilir. Sarkmanın orta derecede olduğu ve meme dikleştirmenin önemli bir fayda sağlayacağı hastalar için tercih edilmektedir. Areolanın etrafına atılan kesi ile yapılmaktadır ve hilal dikleştirme yönteminde olduğu gibi meme büyütme ameliyatı olmuş hastalarda tercih edilmektedir. Bu yöntem aynı zamanda areola küçültme için de etkili bir yöntemdir. Yara izi sadece areolanın etrafında meydana gelmektedir.
  • Ters T Dikleştirme: Sarkıklığın ileri boyutlarda olduğu durumlarda en iyi sonucu almak için tercih edilen yöntemdir. Bu teknikte üç farklı kesi kullanılmaktadır. İlk kesi areolanın etrafında diğer kesi ise alt kısmından meme kıvrımına doğru gerçekleştirilmektedir. Son olarak da bu kıvrımın altından sağa ve sola doğru kesi yapılmaktadır. Şeklinden ötürü bu yönteme ters T ya da çapa adı verilmektedir. Meme küçültme ve dikleştirme ameliyatlarının kombine bir şekilde yapıldığı operasyonlarda tercih edilmektedir. Her ne kadar bir miktar yara izi görünür olsa da zaman içerisinde bu yara izi dışardan bakıldığında fark edilmeyecek duruma gelmektedir.

Operasyon öncesi tercih edilecek klinik ve doktorların referansları göz önünde bulundurulabilir. Olası yanlış tercihler ülkemizde de bilindiği gibi bazı hayati problemlere yol açabilir.

 

Göğüs Sıkılaştırma Ameliyatı

Göğüs sıkılaştırma ameliyatı meme dokusunun sarkması nedeniyle oluşan estetik sorunları çözmek için yapılan cerrahi işlemler arasında yer alır. Göğüs sarkması genellikle yaşlanma, doğum, emzirme, kilo kaybı veya genetik faktörler nedeniyle oluşur. Göğüs sıkılaştırma ameliyatı, göğüsleri daha genç, sıkı ve kalkık hale getirerek daha estetik bir görünüm elde etmek için tercih edilebilir. Göğüs sıkılaştırma ameliyatı, göğüslerdeki fazla deri ve yağ dokusunun alınmasını içerir. Aynı zamanda göğüslerin yeniden şekillendirilmesi için memenin alt kısmında bulunan dokunun kaldırılması veya yeniden düzenlenmesi de gerekebilir. Ameliyat sonrası dikişler, yara izi ve morluklar oluşabilir, ancak genellikle zamanla kaybolurlar.

 
 

Meme Dikleştirme Estetiği Ameliyatı Öncesi ve Sonrası

Tüm estetik işlemler gibi meme bölgesine uygulanan müdahalelerde de öncesi ve sonrası süreçler için göz önünde bulundurulması gereken bazı faktörler bulunur.

  • İşlem öncesi süreçGöğüs kaldırma ameliyatı öncesinde, hastanın genel sağlık durumu ve meme dokusunun değerlendirmesi gerekir. Ameliyat öncesinde hastanın ayrıntılı bir muayenesi yapılır ve gerekirse meme ultrasonu, mamografi veya MRI gibi görüntüleme testleri istenebilir. Ameliyattan önce, sigara içmek, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar ve bazı doğal takviyeler gibi kanama riskini arttıran maddeler kullanmaktan kaçınılması önerilir.
  • İşlem sonrası süreç: Meme dikleştirme ameliyatı sonrasında ise genellikle birkaç gün boyunca hafif ağrı, şişlik ve morarma görülebilir. Ameliyattan sonra ilk birkaç gün, hastanın hareketlerini sınırlayan bir sargı veya özel bir sütyen giydirilir. Birkaç hafta sonra, hastanın normal aktivitelere dönmesine izin verilir. Ancak ağır egzersizler gibi zorlayıcı aktivitelerin yapılması dokuların iyileşmesini etkileyebileceği için birkaç hafta veya daha uzun bir süre ertelenmesi gerekebilir. Ameliyat sonrası dönemde, özellikle ilk birkaç hafta içinde, yara bakımı yapılması ve özel sutyenlerin kullanılması gerekebilir. Yara izleri birkaç ay içinde iyileşmeye başlar ve zamanla daha belirsiz hale gelir.

Bunların yanı sıra her hastanın iyileşme süreci farklı olabilir ve tam iyileşme süresi kişisel faktörlere bağlı olarak değişkenlik sergileyebilir.

 
 
Ameliyat Öncesi Hazırlık

Operasyon öncesinde kişinin mutlaka genel sağlık muayenesinin yapılması gerekir. Doktor tarafından tıbbi geçmişi öğrenmek amacıyla sorulan tüm soruların eksiksiz bir şekilde cevaplanması önemlidir. Varsa mamogram, ultrason veya meme biyopsisi sonuçlarının paylaşılması da mühimdir.

Bunlara ek olarak kullanılan ilaçların, geçirilen operasyonların, kronik hastalıkların olup olmadığı hakkında da doktora bilgi aktarılması gerekir. Tüm kontroller yapılıp operasyon planlaması bitirildikten sonra operasyon öncesinde iyileşme süreci ve kalıcılık açısından önemli olan adımlar atılması gerekir.

Mamografi: Operasyon öncesinde mamogram çekilmesi önemlidir. Bunun temel amacı operasyon sonrasında bir mamogram daha çekilmesi ve meydana gelen değişikliklerin uzmanlar tarafından net bir şekilde görülebilmesidir. Bu sayede ilerleyen dönemlerde çekilen mamogramlar çok daha doğru yorumlanabilir.

Sigarayı Bırakmak: Sigara iyileşme süreci açısından olumsuz etkileri olan bir maddedir. Bu nedenle operasyon öncesinde ve sonrasında sigara içilmemesi gerekir.

İlaç Kullanımı: Operasyonda herhangi bir olumsuzluğa neden olabilecek ilaçların kullanımından kaçınılması gerekir. Kan sulandırıcı ilaçların kullanılmaması, bitkisel takviyelerin ya da bitki çaylarının da operasyondan önce tüketilmemesi tavsiye edilir.

Genel Sağlık Durumu: Operasyondan hemen önce nezle ya da grip gibi pek çok insan tarafından basite alınacak bir şikayetiniz olursa mutlaka doktorlara bilgi vermeniz gerekir. Genel anestezi altında yapılan tüm operasyonlarda en basit sağlık sorununun bile çok büyük önemi vardır.

 
 
Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Operasyondan 1-2 gün sonra bölgede sıvı birikimi olmaması için takılan drenler çıkarılır. Sonrasında ise bölgenin düzgün bir biçimde şekillenebilmesi için korse kullanımı önerilir. Operasyondan sonraki iki hafta boyunca meme bölgesinde şişlik ve kızarıklıklar olabilir.

Kısa süreli ağrı ve acı hissî de ameliyat sonrasında ortaya çıkabilen durumlardır. Ancak basit ağrı kesiciler ile kontrol altına alınmaları mümkündür. Meme ucunda ve aerolada meydana gelen uyuşma 6 hafta kadar devam eder. İlk 2 hafta kolları yormamak, ağır kaldırmamak, cinsel aktivitelerden uzak durmak, ağır sporlar yapmamak önemlidir.

Operasyonun kapsamına ve tekniğine göre günlük hayata dönüş süresi değişiklik gösterse de genelde ilk bir hafta içerisinde normal hayata dönüş mümkündür. Masabaşı çalışanlar, kollarını yormadan işini yapabilenler bu süre sonunda işe dönebilirler.

 

Liposuction ile Meme Dikleştirme

Liposuction ile meme kaldırma işlemi, meme dokusu olmadan sadece göğüs bölgesindeki yağların azaltılması ile gerçekleştirilen bir işlem olarak tercih edilebilir. Bu yöntem genellikle hafif meme sarkmalarında uygulanır ve meme boyutunda herhangi bir değişiklik sergilemez. Liposuction işlemi sırasında, göğüs bölgesindeki fazla yağ dokusu ince bir kanül yardımıyla emilerek çıkarılır. Bu sayede göğüs bölgesindeki hacim azalır ve göğüsler daha sıkı bir görünüme sahip olur. Ancak bu yöntem, aşırı meme sarkması olan hastalar için kullanılmaz. Liposuction ile meme dikleştirme işlemi, diğer meme dikleştirme yöntemlerine kıyasla daha kısa bir iyileşme süreci gerektirebilir.

 
 

Dolgu ile Meme Dikleştirme

Dolgu ile meme dikleştirme, göğüslere hacim ve şekil kazandırmak için bir dizi dolgu enjeksiyonunun kullanıldığı bir yöntem olarak öne çıkar. Bu işlemde genellikle hyaluronik asit dolguları kullanılır. Dolgular, göğüslerin üst kısmına ve yanlarına enjekte edilir. Böylece göğüslerin şekli belirginleştirilir ve dolgunlaştırılır. Bu yöntem, sadece hafif derecede sarkma olan kişiler için uygundur ve büyük bir memeyi küçültmek veya çok sarkık bir memeyi kaldırmak için tavsiye edilmez.

 
 

Meme (Göğüs) Kaldırma Riskleri

Meme bölgesine uygulanan estetik operasyonlar, tüm işlemler gibi bazı riskler barındırabilir. Bunların başında enfeksiyon riskleri yer alır. Ameliyat sonrası süreçte son derece dikkatli olmak ve gerekli tedbirleri almak gerekir. Bunun yanı sıra hastaların ameliyat sırasında oluşabilecek kanama risklerine karşı değerlendirmeye alınması gerekir. Ayrıca nadir olarak görülse de bazı kişilerde kalıcı yara izleri oluşabilir. Öte yandan sigara kullanan kişilerde iyileşme süreçleri daha uzun sürebilirken, muhtemel bazı problemler ortaya çıkabilir. Bu yüzden başta operasyon öncesi iki hafta olmak üzere iyileşme süreci tamamlanana kadar sigara ve alkol kullanımı tavsiye edilmez.

Göğüs (Meme) Dikleştirme Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Göğüs dikleştirme işlemini genellikle doğum, kilo alıp verme veya yaşlanma nedeniyle göğüslerinde sarkma olan kişiler tercih edebilir. Ancak bu ameliyatı yaptırmak için belirli bir yaş veya durum şartı bulunmaz. Göğüslerinin sarkıklığından rahatsız olan ve bunu gidermek isteyen her kişi bu tarz ameliyatlara başvurabilir.

Meme dikleştirme operasyonu sonrası his kaybı, nadir görülen yan etkiler arasında yer alır. Operasyon sırasında kesilen sinirlerin veya damarların hasar görmesi his kaybına neden olabilir. Bu durum genellikle geçicidir ve hisler zamanla geri döner. Ancak, nadir durumlarda his kaybı kalıcı olabilir. Bu nedenle, meme dikleştirme ameliyatı yapılacak kişilerin öncelikle bir plastik cerrahla danışarak riskleri ve olası yan etkileri öğrenmesi gerekir.
Meme dikleştirme ameliyatı sonrası iz kalması genellikle rastlanan durumlar arasında yer alır. Ancak, cerrahi teknik ve ameliyat sonrası bakım önlemleri ile izler mümkün olduğunca minimize edilebilir. İzlerin boyutu, şekli ve rengi kişiden kişiye değişebilirken ameliyatın nasıl yapıldığına, cilt tipine ve iyileşme sürecine bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Meme dikleştirme ameliyatı kalıcı müdahaleler arasında yer alır. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra yeniden sarkma riskini ortadan kaldırmak için kişisel olarak alınabilecek bazı tedbirler bulunur. Bunlar arasında düzenli egzersiz yapmak ve ideal kiloyu korumak gibi önlemler yer alır.

Meme dikleştirme estetiği, emzirme işlemini doğrudan etkilemez. Ancak, ameliyat sırasında bazı meme dokularının çıkarılması veya yer değiştirmesi nedeniyle emzirme işlemi nispeten zorlaşabilir. Bununla birlikte, uzman bir cerrahın ameliyatı yapması ve ameliyat sonrası dönemde uygun bakımın yapılması durumunda, çoğu kişi ameliyat sonrasında normal emzirme işlemini sürdürebilir. Ameliyat öncesinde emzirme durumunun doktorla konuşulması ve kişisel bir plan oluşturulması gerekebilir.
Meme dikleştirme operasyonu her meme yapısı için uygulanabilmektedir. Dikleştirme operasyonunu gerekli kılan sarkmalar meme boyutundan bağımsız olarak meydana gelir. Bu nedenle de memenin büyük ya da küçük olması dikleştirme gereksinimini değiştirmemektedir. Meme yapısı sadece meme kaldırma operasyonuna duyulan ihtiyacın ne kadar sürede ve ne oranda ortaya çıkacağında belirleyici olabilir.

Göğüs sarkması, kadınların meme dokusunun elastikiyetini kaybetmesi ile birlikte memelerin aşağı doğru sarkması olarak tanımlanabilir. Bu durum yaşa bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi emzirme, ani kilo kaybı ve genetik faktörler sonucunda da oluşabilir. Sarkmanın derecesi kişiden kişiye değişebilir ve bazı kadınlarda hafif, bazılarında ise çok daha belirgin olabilir.

Göğüs sarkması, özellikle kadınların karşılaştığı estetik sorunlardan biri olarak öne çıkar. Ancak alınabilecek bazı bireysel önlemlerle bu durum minimuma indirilebilir. Özellikle düzenli egzersiz yapmak göğüs kaslarını güçlendirirken, daha sıkı ve dik bir görünüm sağlar. Ayrıca doğru sütyen seçimi de göğüslerin sarkmasını engelleyebilir. Bunun yanı sıra sağlıklı ve dengeli bir diyet alışkanlığı, cildin elastikiyetini artırarak göğüslerin sarkmasının önüne geçebilir. Ek olarak sigara ve alkol kullanımını durdurmak ya da sınırlamak, oluşabilecek sarkmaları engellemeye yardımcı olabilir.
Göğüs sarkması, kadınların meme dokusunun elastikiyetini kaybetmesi ile birlikte memelerin aşağı doğru sarkması olarak tanımlanabilir. Bu durum yaşa bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi emzirme, ani kilo kaybı ve genetik faktörler sonucunda da oluşabilir. Sarkmanın derecesi kişiden kişiye değişebilir ve bazı kadınlarda hafif, bazılarında ise çok daha belirgin olabilir.
Meme sarkmasını anlamanın farklı yöntemleri bulunmaktadır. Sarkma genellikle gözle fark edilebilir. Meme ucunun ve aerolanın aşağıya doğru bakması, aerolanın genişlemesi gibi belirtiler sarkmaya işaret eder. Meme sarkmasını evde test etmenin yaygın bir yöntemi vardır. Kalem testi olarak da bilinen bu yöntem memenin katlanma noktasına bir kalem yerleştirilerek yapılır. Eğer kalem düşmüyorsa sarkmadan bahsetmek mümkündür.
Büyük göğüslerde sarkma, yağ dokusunun küçük göğüslere göre daha fazla olmasından kaynaklanır. Ancak kadınların %10’ununda meme dokusu yoğunluğu aşırı seviyededir ve bölgede hiç yağ dokusu bulunmaz. Bu durumda sarkmanın meme boyutundan bağımsız olarak gerçekleşmesi beklenir. Büyük göğüslerinden küçük göğüslere kıyasla daha çok sarkmasının nedenini sarkmanın gerçekleştiği dokuların daha fazla olması ve bu sayede sarkmanın belirginleşmesidir.
Küçük göğüslerin sarkmayacağı yaygın bir inanış olsa da doğru değildir. Küçük göğüsler de yer çekimine maruz kalır, zamanla deforme olur. Kilo alma, hamilelik, hızlı kilo verme gibi fiziksel değişimler küçük göğüsleri de etkiler. Sadece küçük göğüslerde etki alanı daha az olduğu için sarkma daha az olabilir ya da daha kolay göz ardı edilebilir.
Meme kaldırma operasyonu sonrasında kişilerin dış görünüşlerinde değişim olması kaçınılmazdır. Operasyonun temel amacı da aslında görünüşün değiştirilmesidir. Operasyon sonrasında kalacak izlerin estetik cerrahi sayesinde minimize edilmesi ve yapılan doğru planlama ile gözle görülmeyecek noktalarda veya iç çamaşırı hattında kalması sağlanır. Bu sayede meme estetiği olmuş hissî olabildiğince ortadan kaldırılmaktadır.
Meme dikleştirme operasyonu sonrasında meme boyutu bir miktar küçülebilir. Ancak bu durum genellikle ciddi sarkmaların meydana geldiği ve meme dokusunun yerinin tamamen değiştiği durumlarda gerçekleşir. Bunun yanı sıra meme kaldırma operasyonu sonrasında kişiler genellikle meme boyutlarının küçüldüğünü düşünürler. Aslında olan sarkan derinin memenin daha büyük gözükmesini sağlamasıdır.

Meme dokusunun alınmadığı sadece sarkan derinin toparlandığı meme kaldırma operasyonlarında boyut farklılıkları olmaz, sadece göz algısı olarak küçülme olduğu düşünülebilir. Daha öncede belirttiğimiz gibi eğer operasyonda meme dokusunun da alınması gerekiyorsa meme boyutunda küçültme meydana gelebilmektedir. Bu noktada meme dokusu alınma ihtimali önceden yapılan muayenelerde belirlenmeli ve eğer gerek duyulacaksa meme büyütme estetiği de sürece dahil edilerek kombine estetik planlaması yapılmalıdır.

Memelerde meydana gelen sarkma kişilerin kendilerine olan güvenlerini kaybetmelerine neden olur. İstenilen kıyafetin giyilememesi, yazın denize veya havuza girememe, cinsel hayatta özgüvensizliğe bağlı sorunlar yaşama sarkmanın etkilerinden bazılarıdır. Ayrıca meme sarkması memenin katlanma noktasında tahrişe bağlı yaralara, kaşıntıya ve enfeksiyona neden olabilmektedir. Bu tür nedenlere bağlı olarak kişilerin hem fiziksel hem de ruhsal olarak iyi hissetmeleri için meme kaldırma ameliyatı yapılması gerekir.
Meme dikleştirme operasyonlarında temel olarak memedeki fazla derinin çıkarılması, meme ve yağ dokusunun yeniden şekillendirilmesi temelinde yapılmaktadır. Bu işlemlerin yapılabilmesi için farklı teknikler denenebilir. Aerola ve çevresinde kesi yapılabileceği gibi memenin katlanma çizgisinden de kesi gerçekleştirilebilir.
Örümcek askı yönteminin çıkışı ameliyatsız yüz germe uygulaması yapılabilmesi ve sürecin konforlu hale getirilmesidir. Meme dikleştirme uygulamalarında ise askılamanın yeterli olması beklenmez. Bölgede elastikiyetini kaybetmiş dokunun çıkarılması, meme ucunun yeniden yerleştirilmesi gerekmektedir.
Memeyi kendi dokusu ile asma bir meme estetiği tekniğidir ve cerrahi bir uygulamadır. Memenin taban kısmının daraltılmasına bağlı olarak memenin daha dolgun ve dik gözükmesini sağlamak için yapılan bir operasyondur. Bu operasyona karar verilebilmesi ve başarılı sonuç alınabilmesi için kişinin meme yapısının incelenmesi ve tekniğe uygun olup olmadığına bakılması gerekir.

Meme kaldırma operasyonu cerrahi bir uygulamadır. Bu nedenle operasyonun mutlaka Plastik, Reskontrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olan kişiler tarafından yapılması gerekmektedir. Meme dikleştirme kürü olarak tanıtılan karışımlar, bitki çayları ya da kremler dikleştirme sağlamaz. Sonuç elde etmek için mutlaka cerrahi müdahale yapılması gerekir.
Bu operasyon yaklaşık olarak 3 saat sürer. Operasyonun süresi memedeki sarkma miktarına bağlı olarak değişebileceği gibi aynı zamanda meme büyütme veya meme küçültme işlemleri ile kombine edilip edilmeyeceğine göre değişiklik gösterebilmektedir. Meme kaldırma ameliyatı genellikle hastaneden aynı gün taburcunun gerçekleştiği bir operasyondur.
Meme kaldırma operasyonu genel anestezi altında yapılmaktadır. Operasyon yaklaşık olarak 3 saat sürer. Çoğu zaman operasyon sonrasında hastanede kalmaya gerek kalmadan hastalar aynı gün içerisinde taburcu edilebilir. Taburcu kararı son kontrollerin gerçekleştirilmesi ardından cerrahlar tarafından verilir.
Meme dikleştirme operasyonu sonrasında dikişler yaklaşık olarak 10 – 14 gün arasında alınmaktadır. Eğer operasyon kombine olarak yapıldıysa bu süre farklılık gösterebilmektedir. Meme büyütme ve meme küçültme operasyonları meme kaldırma estetiği ile kombine olarak gerçekleştirilebildiğinden bu tür kombine planlamalarda operasyon sonrası süreç farklılık gösterebilmektedir.

Göğüs kaldırma operasyonu sonrasında iltihap oluşma riski pek çok cerrahi operasyonda olduğu kadar vardır. Bu riski azaltmak için operasyon sonrasında antibiyotik ilaç kullanımı tercih edilebilmektedir.

Meme dikleştirme ameliyatlarının meme kanseri oluşumunu etkilediğine dair bir kaynak yoktur. Tüm meme estetiklerinde olduğu gibi bu operasyon öncesinde ve sonrasında mamografi çektirmek, doktorların değişimi net bir şekilde görebilmesi ve yorumlayabilmesi açısından önemlidir.

Meme estetiği operasyonlarından sonra sırtüstü yatılması tavsiye edilir. Eğer mümkünse ilk birkaç gün içerisinde yarım oturuş olarak adlandırılan, ayakları uzatıp sırtı dik konumda tutarak oturmak en konforlu pozisyonlardan birisidir. Özellikle dikişler ve drenler alınana kadar sırtüstü yatmak olası bir kaza yaşanmasına ve ameliyat bölgesinin travmaya maruz kalmasına engel olur.
Meme kaldırma estetiği sonrasında sütyen tercihi çok önemlidir. Operasyondan hemen sonra, iyileşme sürecinde operasyona özel korse kullanılması gerekir. Sporcu sütyenlere benzeyen özel medikal korseler ile iyileşme süreci desteklenir. İyileşme süreci bitinceye kadar balenli ya da dantelli sütyen modelleri kullanılması önerilmez.
Meme dikleştirme operasyonu yaygın olarak görüntüde meydana gelen deformasyonların düzeltilmesi için yapılır. Kişinin kendine olan güvenini yerine getirmek, dış görünüşü ile barışmasını sağlamak bu operasyonun en önemli etkileri arasında yer almaktadır. Ayrıca sarkma sonucunda memenin katlanma çizgisinde tahrişe bağlı yaralar meydana gelebilir. Bu yaraların tekrar etmemesi için meme dikleştirme operasyonu yapılması gerekmektedir.
Meme kaldırma operasyonu meme üzerindeki tüm çatlakların giderilmesini sağlamaz. Belirli bir bölgeden fazla deri alınması sadece o bölgedeki çatlakların giderilmesine yardımcı olur. Sarkma giderildiğinde ve bölgede toparlanma sağlandığında dokuda belirli bir gerginlik yaratılır ve bu bazı çatlakların giderilmesine yardımcı olur.
Meme dikleştirme ve meme küçültme estetiği bir arada yapılabilmektedir. Kombine olarak planlanan bu operasyonların kalıcılığı daha uzun süreli olmaktadır. Fazla meme dokusunun alınması ile boyut küçültülürken yeni meme boyutuna uygun olacak şekilde deri alınarak memenin yeni şekli ortaya çıkarılır.
Meme dikleştirme operasyonu sonrasında yaklaşık 1 aylık süre ile korse kullanılması gerekebilir. Korse kullanımının temel nedeni bölgenin olması gerektiği gibi şekillenmesini sağlamaktır. Korse kullanımı operasyondan sonra doktorun önerdiği süre boyunca aralıksız olarak yapılmalıdır. Sonrasında ise sadece gündüzleri olacak şekilde yarım gün kullanımı uygundur. Eğer meme dikleştirme operasyonu ile birlikte kombine olarak meme büyütme veya meme küçültme gibi başka operasyonlarda yapılırsa korse kullanım süresi ve şekli farklılık gösterebilir.
Meme dikleştirme estetiği doğum yapmaya, hamile kalmaya engel değildir. Buna ek olarak doğru planlama ve uygun teknik seçimi ile emzirme işlevinin kaybolması da önlenebilir. Tavsiye edilen ise bu operasyonların hamilelik ve emzirme dönemlerinin son bulmasından sonra yapılmasıdır. Tekrar sarkma meydana gelmemesi ve operasyonun etkisinin daha kalıcı olması için bu öneride bulunulabilir ancak herhangi bir şart yoktur.
Meme dikleştirme sonrasında başarı oranı yüksektir. Operasyondan sonraki iyileşme sürecinde doktor tarafından yapılan uyarıların dikkate alınması ve gerekli bulunması halinde korse kullanımının önerilen şekilde yapılması başarı oranında etkilidir. Meme dikleştirmede sonuçların kalıcılığı da kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir.

Eğer operasyondan sonra kilo alıp verme, hamilelik gibi durumlar gerçekleşirse bölgede sarkma meydana gelmesi mümkündür. Sarkma zamana bağlı bir durum olduğu için tekrar meydana gelebilir ancak kişi kilosunu korur ve sağlıklı bir yaşam biçimine sahip olursa operasyonun kalıcılığı artar.

Bunlara ek olarak meme dikleştirme operasyonlarında kombine olarak meme büyütme estetiği yapılır ve implant kullanılırsa kalıcılığın çok daha fazla olacağını söylemek mümkündür.
Yağ aldırma işlemi dikleştirme operasyonlarında kombine bir uygulama olarak tercih edilebilir ancak tek başına meme kaldırma işlemi için yeterli değildir. Bölgeden yağ almak sarkan dokunun artmasına neden olur. Bu nedenle yağ alma işlemi minimal düzeyde yapılacak meme küçültme operasyonlarında memedeki yağ dokusunun yüksek olması durumunda ve kombine bir planlama ile meme dikleştirme operasyonlarına dahil edilebilmektedir.
Meme dikleştirme estetiğinde meme ucunun ve meme ucunu çevreleyen aerola bölgesinin yeri değiştirilir. Bazı tekniklerde kesi doğrudan aeroladan açılırken bazılarından aerolayı sınır kabul ederek açılır. Bu nedenle meme ucuna estetik yapılması söz konusudur. Ancak meme ucuna müdahale edilirken süt kanallarının ve sinirlerin kesilmemesine, zarar görmemesine dikkat edilmektedir.
Meme dikleştirme operasyonu sonrasında başarılı bir iyileşme sürecinin geçirilmesi operasyonun etkilerini ve kalıcılığını arttırır. Ancak operasyondan sonra kilo alıp vermek, hamile kalmak gibi durumlar sonucunda meme bölgesinde tekrar sarkma meydana gelebilir.
Meme büyütme estetiği meme dikleştirme estetiği ile kombine olarak yapılabilmektedir. Küçük göğüslerin sarkmayacağı düşünülse de bu düşünce doğru değildir. Küçük göğüslerde de sarkma meydana gelebilir. Bu nedenle hem meme boyutunu ideal hale getirmek hem de sarkmanın etkilerini ortadan kaldırmak için kombine estetik planlaması yapılabilmektedir.
Operasyon genel anestezi altında yapılmaktadır. Bu nedenle operasyon esnasında herhangi bir ağrı ve acı hissedilmesi söz konusu değildir. Operasyon sonrasında bölgede ağrı olması normaldir. Hem bölgeden doku çıkarılması hem de bölgenin hassasiyeti göz önünde bulundurulduğunda ödem oluşumu, ağrı ve kızarıklık beklenen sonuçlardır. Meme dikleştirme estetiği sonrasında operasyonu gerçekleştiren uzmanın önerileri doğrultusunda ağrı kesici kullanılarak kişinin iyileşme sürecini daha konforlu bir şekilde geçirmesi sağlanabilir.
Meme dikleştirme estetiği yaptırmak isteyen kişilerin operasyona engel teşkil edecek bir hastalığının olmaması gerekir. Hamileler ya da emzirme döneminde olan kişiler operasyon için emzirmenin bitişinden sonra 1 yıl kadar beklemelidir. Kişinin genel sağlık durumu operasyon için uygun değilse, kronik bir rahatsızlığı varsa ya da hasta gerçekçi beklentilere sahip değilse meme dikleştirme operasyonu yapılamaz.
Meme dikleştirme operasyonu sonrasında özellikle kesi yapılan yerlerde kaşıntı meydana gelebilmektedir. Bu tamamen normal ve beklenen bir durumdur. Eğer kaşıntı uzun sürerse, kaşıntıya kızarıklık ve/veya ağrı eşlik ederse operasyonu yapan hekim ile iletişime geçilmesi gerekir.
Meme dikleştirme operasyonunda tüm cerrahi estetik operasyonlarda olduğu gibi bir kesi açılması söz konusudur. Bu operasyon özelinde memelerde bulunan, elastikiyetini kaybetmiş fazla doku çıkarılmaktadır. Tüm bu işlemler sonrasında bölgede ödem ve ağrı meydana gelmesi doğaldır. Operasyon esnasında anestezi etkisi ile ağrı veya acı hissedilmez. Sonrasında ise ağrı kesiciler ile kontrol edilebilir bir düzeyde ağrı meydana gelebilir.
Meme dikleştirme estetiği için zaman planlaması kişiye göre farklılık gösterebilmektedir. Kişi hamileyse ya da emziriyorsa emzirme süreci bittikten sonra bir yıla kadar beklenmesi ve sonrasında operasyon yapılması uygundur. Operasyona karar verildiğinde kişi ideal kilosunda değilse ideal kilosuna yaklaşması da operasyonun kalıcılığı açısından tercih edilebilmektedir. Bu tür değişkenlerin dışında operasyon her mevsimde konforlu bir şekilde yapılabilmektedir.
Göğüs dikleştirme ya da meme kaldırma operasyonlarında sarkan derinin alınması odağında gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle operasyonun geri dönüşü yeni bir operasyon ile sağlanamaz. Ancak meme kaldırma ameliyatı sonrasında hızlı kilo almak ve vermek, hamile kalmak, emzirmek, düzensiz beslenmek gibi faktörlere bağlı olarak tekrar sarkma meydana gelmesi mümkündür.

Ekibimizle Tanışın

Sizi Arayalım