Beyaz saçlar kimi zaman ahlaki olarak programlanırdur çünkü bize hızda geçişte olduğunu gösterir. Sanki yaşlanıyoruzdur. Gençliğimizi kaybettik sanki. Elbette bazılarımız kaçınılmaz olan bu durumun keyfine bakmayı tercih ediyor. Saçlarımız beyazlıyorsa doğru tutum bu şekilde birlikte bazı çözümler mevcut nedenine bağlı olarak.
Saç beyazlaması nasıl olur?
Saçın beyazlaması aslında bir pigment kaybıdır. Zamanın ilerlemesi ile oluşan doğal bir değişimdir. İlerleyen yaş ile birlikte hidrojen peroksit miktarı bu durumun ortaya çıkmasına neden olur. Peroksit miktarı, saçlara rengini veren melanin elementinin sentezini engeller.
Saçlarımızı besleyen ve onlara renk veren saç malzemelerinin temelinde oluşur. Saça rengini veren bu madde melanosittir. Melanosit adı verilen bu özel pigmentin bir araya gelmesiyle de melanin oluşur. Bunlar, derinin kalıcı saçların uzadığı (folikül) genişliklere yerleşir. Her bir saç teli, farklı bir folikülden çıkar.
Melanin sentezi biz doğmadan önce başlar. Saçlarımızın doğal rengi, saç kılı yuvası ya da kabuğunun orta bölgesindeki melaninin mevcut durumu, türü ve miktarına göre değişiklik gösterir. Pek çok farklı saç rengi iki pigmentin karışmasıyla ortaya çıkar; koyu renk (eumelanin) ve açık renk (phaeomelanin).
Saç kökünde melanosit üretimi devam ettiği sürece saçlarımızın olağan rengi ile uzamaya devam eder. Ama yirmili yaşlarımızı bırakırken saç köklerimizdeki melanosit üretimi de azalmaya başlar. Hidrojen peroksit bu süreçte kritiktir. Melanin sentezini yavaşlatır. Melanin sentezi yavaşladıkça saç kökü yeni ortaya çıkan saçlara renk vermeye ve yeni saç telleri de beyaz çıkmaya başlar. Otuzlu yaşlarınızın ardından saçınızın griye veya beyaza dönme olasılığı her yıl yüzde 10 ile 20 arasında artıyor.
Saç beyazlamasının nedenleri nelerdir?
Genetik faktörler
Birçok olayda olduğu gibi saç beyazlaması konusunda genetik faktörler çok önemlidir. Anne ve babamızın ya da daha önceki nesillerin saç beyazlamasını izlemeyi takip etmek, size bir fikir geleceği. Ailenizle hemen hemen aynı yaşlarda saçlarınızın beyazlaması başlar. Genetik faktörler neredeyse engellenemez niteliktedir.
Dengesiz ve kötü beslenme
Beslenme düzenimizdeki vücudunuzdaki tüm etkiler ve birçok politikada söz vericidir. Saç beyazlaması sürecini öne çıkarmak, sağlıklı ve iyi beslenmelisiniz. Elli yaşınıza gelmeden önce saçlarınızın tamamen beyazlamaması için yeteri kadar B12 vitaminleri oldukça önemlidir.
Somon, sardalya, ton balığı ve B12 vitamini içeren besinleri tüketin. Çok fazla miktarda yiyecek, çok yüksek miktarda kahve ve baharat tüketimi beyazlama sürecini hızlandıran faktörlerdir.
Stres ve duygusal dalgalanmalar
Stres ve duygusal zorlanmalar saç beyazlamasını hızlandırabilir ve süreç kötüleşebilir. Stres sağlığınızı ve kişinin doğal ilerleyişini kötü yönde etkileyerek hidrojen peroksit üretimini arttırabilir. Vücut bu sürece tepki veremez hale gelir. Bundan dolayı mümkün olduğunca stresten ve duygusal dalgalanmalardan uzak durmanızda fayda vardır.
Saç beyazlamasının çözümleri nelerdir?
Saç beyazlatma çözümü mümkün ya da süreci engelleyebilecek bazı doğal bakım ürünleri ve karışımları mevcuttur.
Soğan
Bradford Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya göre soğanın saç beyazlamasına karşı önleme gibi görevi mevcut. Bir miktar soğan suyu saç derinize masaj yaparak bol miktarda saçlardaki beyazlamayı azaltıyor. Bunu nasıl yaptığı ise soğanın ürettiği bir enzim ile ilgili. Soğanda bulunan bir tür enzim, hidrojen peroksidin parçacıklarının ayrılmasını sağlıyor ve saç köklerinde kırılmayı engelliyor. Soğanı mümkün olduğunca küçük parçalara doğrayıp macun haline getirebilir ya da yarım soğan saç derinizi ovalayarak sürebilirsiniz.
Avokado
Avokado saç maskesi ile evde saç bakımı birçok uzman tarafından birçok sorun için tavsiye edilir. Çünkü sağlıklı yağ asitleri ve vitaminler içerir. Barındırdığı en önemli vitaminlerden biri E vitaminidir. Saçları nemlendirme ve beyazlatmayı önleyici etkiye sahiptir. Avokadonun etli kısımlarını ezerek macun haline getirebilir ve saç diplerinize masaj yaparak uygulayabilirsiniz.
Doğru beslenme
Saç beyazlamasını hızlandırıcı etki olarak yanlış beslenmeden söz ettik. Bunu iyileştirerek yani sağlıklı ve iyi beslenerek bu süreci döndürebilirsiniz. Tüketilmesi gereken besinlerin başında taze tazelemeler, çikolata, çilek ve kiraz gibi meyveler gelir.
Taze muhafaza edilebilirler olan vitamin ve minerallerin çoğunu karşılar. Bu açıdan tüketilmesi faydalıdır, hidrojen peroksit miktarını azaltır.
Melanin üretimi için bakır elementine ihtiyaç duyar. Çikolata saçlarımızın melanin üretim sürecinde ihtiyaç duyduğu bu bakır miktarını karşılar. Bu madde saç tellerinin rengini bozmadan orijinal rengin korunmasını sağlar.
Çilek ve kiraz gibi meyvelerin önemi ise C vitamini içermelerinde saklıdır. Bu ve diğer C vitamini içerenlerin sık sık tüketilmesi, saç beyazlama sürecini yavaşlatır ve saçların sağlıklı uzamalarına katkıda bulunur.
Bu yazıda ilginizi sürdürebilir: Saç dökülmesine iyi gelen besinler nelerdir?

