Hemen Fiyat Al

Kadınlarda fiziki görünümü tamamlayan en önemli unsurlardan birisi göğüslerdir. Göğüslerin hacmi omuz genişliği, göğüs çevresi, bel ve kalça ölçümlerinde önem taşımaktadır. Küçük göğüsler vücut görünümünde bir eksiklik yaratır. Doğumsal farklılık olması, asimetri sorunu olması da, sorun yaşanmasına neden olur.

Göğüslerin birbirine uyumlu hale getirilmesi ve hacminin arttırılması için göğüs büyütme ameliyatı uygulanması gerekir. Bu ameliyatlarda hastanın kendi dokusu kullanıldığında, sonuçlar olumlu olmamıştır. Bu yüzden genellikle meme protezi kullanılarak, meme büyütme işlemi yapılmaktadır. Dışı silikondan olan protezlerin içinde farklı maddeler kullanılabilir.

Bu yüzden protezlerin çeşidini göre, avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Ameliyat sonucunda risklerin meydana gelmemesi için, önceden doğru bir planlama yapılmalı ve buna göre ameliyat yapılmalıdır.

Göğüs büyütme ameliyatındaki riskler nelerdir?

Göğüs büyütme ameliyatında meme içine dren koyulması gerekir. Bunu bazı doktorlar yapmayabilir. Fakat ameliyatın ardından olabilecek sızıntıların dışarıya akabilmesi için bu gerekli bir etkendir. İçeride kalan kan artıklarının dışarıya akması gerekir. Bu yapılmazsa, daha sonra kapsül gelişme riski meydana gelebilir.

Ameliyattan sonra hastaların da merak ettiği bir konulardan biri, ağrı olup olmamasıdır. Ağrının az da olsa, bir miktar olması oldukça doğaldır. Meme protezinin göğüs dokusu arkasına konulması halinde, ağrı daha az olur. Fakat göğüs kası arkasına konan meme protezi daha fazla ağrı yapar. Yani ameliyatın ardından ağrının olması, burada yapılan kesiden ya da dikişten kaynaklanmaz.

Ağrı tamamen protezin hangi bölgeye yerleştirildiği ile alakalıdır. Kas dokusu altındaki protezin hareket etmesiyle birlikte ağrılar olur. Bu basit ağrı kesicilerle giderilebilir. Bu yakınma genellikle bir hafta içinde geçer.

Ameliyattan sonra hastalar yatış pozisyonuna dikkat etmelidir. Çünkü herhangi bir zorlamada meme protezi yerinden kayabilir. Bu etken hastanın göğüslerinde asimetri ve duruş sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden hastaların bir süre yüz üstü yatması tavsiye edilir. Özellikle ilk 3 günde düz yatmaya özen gösterilmelidir. Bundan sonra hafif yana dönerek yatmak uygun olur.

Ameliyattan sonra yara izinde sorun yoksa 1-2 günde banyo yapabilir hale gelinir. Banyo yapma açısından fazla zorlanma olmaz.

Ameliyattan sonra hastalarda kanama ve enfeksiyon riski az da olsa vardır. Bu etkilerin antibiyotiklerle önlenmesi mümkündür. Meme dokusunun içinde büyük damarlanmalar olmadığı için, kanama riski çok az olur.

Göğüs büyütme ameliyatından önce neler bilinmelidir?

Küçük göğüslerinden yakınan kişiler, öncelikle bazı konular hakkında bilgilendirilmelidir. Hastalara ameliyat sırasında meme protezi yerleştirileceğinden, mutlaka mamografi ve gerekirse ultrasonografi gibi radyolojik tetkikler yapılmalıdır. Bu cerrahi bir girişim olduğundan, bazı riskleri olduğu bilinmelidir.

Ameliyattan sonra gelişen ödem ve ağrı en fazla görülen şikâyetler arasında yer alır. Enfeksiyon ve kanama olması ise, nadiren görülür. Yine az oranda meme başında artan ya da azalan oranda hissizlik meydana gelmesi, kesi yapılan bölgede hissizlik oluşması görülebilir. Bunlar hastaları genellikle geçici olarak etkiler.

Göğüs dokusu içine konulan protezler yabancı bir madde olduğundan, buna bağlı gelişen riskler meydana gelebilir. Vücudun kendini koruma içgüdüsü nedeniyle, protez dışarıya atılmaya çalışılabilir. Zarda meydana gelen kalınlaşma yüzünden göğüslerde sertlik, asimetri gibi etkiler yaşanabilir. Bu durumda masaj yapılması ya da ek bir ameliyata ihtiyaç duyulabilir.

Protez fazla ağrıya neden olursa, çıkarılması gerekebilir. Protezlerde kullanılan silikon ince bir malzeme olmasına rağmen, dışarıdan gelen darbelere karşı oldukça dayanıklı bir yapıdadır. Bu yüzden yırtılma gibi etkiler nadiren oluşabilir. Ancak şiddetli darbelerde bu etki görülebilir.

Göğüs büyütme ameliyatında kullanılan silikonun zararı var mıdır?

Göğüsleri büyütmek için kullanılan protezler silikon ve silikon türevi jellerden üretilmektedir. Dış kısmında silikon kılıf kullanılır. İçindeki madde ise, silikon jel veya fizyolojik olabilir. Bu protezlerin ameliyat sırasında serum fizyolojikle doldurulan türleri de bulunmaktadır. Fakat bunlar vücutta sızıntı yaparak, küçüleceğinden fazla tercih edilmez.

İçinde jel bulunanlar vücuda daha iyi uyum sağlar. Silikon normal olarak insan sağlığına zarar vermeyen bir maddedir. Protezlerin şekli damla ve yuvarlar olarak, yüzeyleri düz ya da pürtüklü olabilir. Bunlar koltuk altından, meme başı ve göğüs altından yerleştirilebilir. Protezler vücuda zararlı olmadığı gibi, daha estetik bir görünüme kavuşmaya yardımcı olurlar. Yapı itibarıyla oldukça dayanıklıdır. Ancak şiddetli darbelerde içindeki dolgu maddesinin dışarıya akma riski bulunmaktadır.

Göğüs büyütme ameliyatında iz kalır mı?

Göğüs büyütme ameliyatı cerrahi bir işlem olduğundan yani kesi yapıldığından, iz kalması kaçınılmazdır. Bu kesilerin yapıldığı alanlarda iz kalmaktadır. Bunlar ne kadar ince dikişlerle kapatılsa bile, iz kalmasına engel olmak mümkün değildir. Fakat yapılan kesilerin ve dikişlerin görünmeyen alanlara kaydırılması ve ince bir şekilde dikilmesi halinde, göz önünde olmamaları sağlanabilir. Bu izlerin oranı göğüslerin büyüklüğü ve sarkıklığıyla alakalıdır.

Meme başından yapılan ameliyatlarda, meme başının renkli alanı ve cilt arasına gizlenmiş olan kesi yeri nedeniyle göze batan bir iz meydana gelmez. Sarkıklık oranı fazla olan göğüslerde ise, daha geniş alanda işlem yapılacağından, kalan iz oranı fazla olur. Göğüs büyütme ameliyatlarında iz bırakmayacak herhangi bir yöntem yoktur. Ancak dikiş izlerinin ve kesi yerinin görünmeyecek alanlara gizlenmesi söz konusu olur. Bu izlere rağmen, ameliyatın sonucunda hastanın istediği gibi göğüslerin oluşturulması başarılı bir ameliyatın gerçekleşmesine yetecektir.

Göğüs büyütme ameliyatından sonra, göğüslerde hissizlik olur mu?

Protezlerin meme dokusu içine yerleştirilmesinde farklı yöntemler kullanılır. Meme altı çizgisinden gerçekleştirilen ameliyat sonrasında, meme başında hissizlik oluşmaz. Bu yöntem asimetri ve emzirme sorunlarının da yaşanmasını engelleyebilir. Bu şekilde kalan izler memenin altında kalır ve bir süre sonra oldukça belirsiz bir hale gelir. Giyilen giysilere göre, dışarıdan görünmesi engellenebilir.

Koltuk altından yerleştirilen protezlerde de, memede hissizlik oluşması riski yaşanmaz. Protez koltuk altından yerleştirildiğinden, meme başında hissizlik oluşma riski olmaz. Ancak koltuk altı aşırı terleyen bir alan olduğundan, buradan yapılan ameliyatlarda enfeksiyon oluşma riski fazla olur. Bu ameliyatlarda izler koltuk altında olur.

Meme başının çevresinden yapılan ameliyatlarda hissizlik oluşma riski bulunmaktadır. Bu operasyonda emzirme sorunu ile meme başı düzleşmesi gibi etkilerde meydana gelebilir. Bu nedenle memelerdeki hissizliğin oluşumunun engellenmesi için, meme altından uygulanan ameliyatların tercih edilmesi tavsiye edilir.

Göğüs büyütme ameliyatından sonra çocuk emzirilebilir mi?

Bu ameliyatlarda meme fonksiyonu elden geldiğince korunmaya çalışılır. Ameliyatı olmak isteyen hastalar genellikle 20-40 yaş arasında olur. Bu grup hastaların doğurganlık dönemi devam ettiğinden, genellikle süt bezlerine zarar vermeyecek yöntemlerle göğüsler büyütülmeye çalışılır. Çocukların emzirilmesi sırasında, protezlerin zarar görmesi ya da içinde olan sıvının ya da jelin süte karışma ihtimali bulunmamaktadır

Emzirmeye etki etmeyecek göğüs büyütme tekniği nasıl uygulanır?

Göğüslerin büyütülmesi için kullanılan yöntemler iki şekilde olur. Göğüs dokusu içine hastanın kendi yağ dokusunun enjekte edilmesi ya da meme protezi kullanılmasıyla, göğüslerde büyüme sağlanır. Hastanın basen ya da karın bölgesinden alınan yağ dokusu, süt bezleri dışında olan meme dokusu altına ve göğüs kasının içine enjekte edilir. Bu uygulamada süt bezlerine zarar gelmediği için, emzirme etkilenmez. Ancak vücut bu yağ dokusunun zaman içinde eritebilir.

Bu makaleyi beğendiniz mi? Yıldızların seviyesine göre makaleyi oylayabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir